Laparoskopik Obezite Cerrahisi

Laparoskopik Obezite Cerrahisi, hastanın aşırı derecede kilolu olması durumunda başvurulan bir yöntemdir. Laparoskopik Obezite tedavisinde, hastanın karnının içini görmeyi sağlayan küçük bir alet aracılığıyla, karında küçük çizik boyutlarında kesikler açılarak yapılır.

Laparoskopik Obezite Cerrahisinin Avantajları

  • Daha hızlı kilo vermek.
  • Hastanede kalma süresinin azalması
  • Ameliyat sonrası daha az ağrı
  • Ameliyat yaralarının daha kısa sürede iyileşmesi
  • Vucutta daha az deformasyon(bozulma)
  • Sosyal hayata daha çabuk geri dönüş

 

Laparoskopik Obezite Cerrahisi Öncesi Hazırlıklar

Öncelikle doktorunuza danışıp, yapılacak testlerle Laparoskopik obezite cerrahisi için uygun olup olmadığınızı öğrenmeniz gereklidir. Ameliyattan 1 ya da 2 gün önce sıvı diyetine başlanır ve katı yiyecek tüketilmez. Gerekli durumlarda kolonlarınızın temizlenmesi ve boşaltılması istenir. Ameliyattan önceki geceden ameliyata kadar hiçbir şekilde katı veya sıvı tüketilmez. Sadece doktorunuzun kontrolünde gerekli ilaçları almanız istenebilir. Ağrı kesici ve kan inceltici ilaçlar bir hafta öncesinden bırakılmalıdır.

Gastrik Bypass

Gastrik bypass ameliyatı hem kısıtlayıcı, hem de emilim azaltıcı bir işlemdir. Midenin hacmi küçüldüğü için hastanın gıda alımında azalma sağlanır. Bunun yanında 150-200 cm’lik bağırsağın emilim dışı bırakılması neticesinde, hastada total kalori, protein ve diğer besinlerin emilimi azalmaktadır. Ameliyat genel anestezi altında yapılır. Öncelikle ameliyata midede 30 mililitrelik yeni bir poş oluşturularak başlanır. Ardından 150-200 cm’lik ince bağırsak kısmının emilim bakımından devre dışı bırakıldığı ince bağırsak anastomozu ile  ameliyat sonlandırılır. Gastrik bypass ameliyatı  laparoskopik yöntemle yapılabilmektedir.

Sleeve Gastrektomi

Sleeve gastrektomi ya da tüp mide kısıtlayıcı bir ameliyat olup, midenin sol tarafının kısmi olarak olarak çıkarılması işlemidir. Mide sol yan kısmı serbestleştirilmesi işlemi, midenin distalinden proksimaline doğru yapılır. Midenin üst kısmında Fundus’un tamamen serbestleştirilmesi sonrası midenin sol yan kısmının çıkarılması işlemine geçilir. Bu aşamada hastaya ağızdan istediğimiz kalibrasyondaki mide tüpü yerleştirilir. Bu tüpün kenarından stapler dediğimiz cihazlar sayesinde karşılıklı üçer sıra zımbalar ile midenin kapatılması ve ardından kesilmesi işlemi yapılır. İşlem hastada kalan mide kısmının ya ikinci bir kat dikişle kapatılması (bizim tercihimiz bu şekilde) ya da doku yapıştırıcıların stapler hattına topikal uygulanmasıyla tamamlanır. Midenin eksizyon yapılan kısmının karın dışarısına alınmasını takiben küçük trokar yerleri kapatılır ve işlem sonlandırılır. Ameliyat laparoskopik yöntemle yapılabilir.

Normal hacmi 1,5-2 L olan mide, bu ameliyat sonrasında 150-200 mL olmakta ve gıda alımında kısıtlamaya neden olmaktadır. Hastada kilo kaybına sadece midenin hacim olarak kısıtlanması değil, aynı zamanda ghrelin hormonunda azalma, tokluk hissinde artma, mide boşalımının hızlanması, ince bağırsak geçiş süresinin hızlanması da etkili olmaktadır. Ghrelin, iştah ve gıda alımını uyarır. Bu hormon, ağırlıklı olarak mide fundus hücreleri tarafından endojen yolla salınmasıyla birlikte, aynı zamanda duodenum, jejunum, ileum, akciğer, böbrek, kalp ve böbrek üstü bezlerinden de salınır. Tüp mide ameliyatında midenin sol kısmının alınması esnasında fundus’ta alınmaktadır. Böylece vücutta en sık Ghrelin hormonu salan bölgenin alınması kişide tokluk hissinde artmaya neden olmaktadır.

Amerika’daki Metabolik ve Bariatrik Cerrahi Derneği aşırı morbid obez hastalar için tüp mide ameliyatını, gastrik by-pass ya da duodenal switch ameliyatlarının ilk aşaması olarak kabul edilebilir bir yöntem olarak tanımlamışlardır. Tüp mide ameliyatı obezite cerrahisi alanında ülkemizde sık uygulanan işlemlerden biridir.

Ne kadar kilo verebilir hastalar bu yöntemlerle?

Uygulanan cerrahi tekniklerle hastalar total vücut kilolarının % 65-70’ini verilebilmektedir. Ameliyat sonrası en fazla kilo verme ilk 6 ayda olmakla beraber, kilo verme ameliyattan sonraki 24 ay süresince devam etmektedir. Her hasta için normal kilo seviyesi farklıdır. Cerrahi sonrası istenen hedefe ulaşılmasında bilinçli diyet büyük önem taşır. Biz yaptığımız kontrollerle normal kilosuna geldiğini tespit ettiğimiz hastamızın diyetinde gerekli düzenlemelerle kilo kontrolünü sağlamaktayız.

Mesela ameliyat çor ağrılı zor bir ameliyat mı? Ne kadar sürede toparlanıyor? Ne kadar zamanda normal hayatına dönüyor hastalar?

Ameliyat başan sona laparaskopik yapılıyor, karın duvarında 5 adet 1-1.5 cmlik kesiler açılarak gerçekleştiriliyor. Hastalarımız ameliyat sonrası birkaç saat hafif ağrılı bir dönem sonrası 4. saatte ayağa kaldırıp yürütüyoruz. Yani çok ağrılı ameliyatlar değil obezite ameliyatları. Toplam  4 gün hastanede takip ediyoruz. Taburcu ettiğimiz hastalar ortalama bir haftada işlerine dönebiliyorlar.

Ameliyat sonrası sarkma olur mu?

Aşırı kilolu hastalarda hastanın yağlanma bölgeleri, cinsiyeti ve yaşına bağlı olarak kilo verdikten sonra sarkmalar olabiliyor. Özellikle sarkmalar karın bölgesi, iç bacak bölgesi ve kollarda olabiliyor. Bunu önlemek adına erken dönemde spor tavsiye ediyoruz, ancak aşırı kilolu hastalarımızda kilo verme hedefi gerçekleştiğinde oluşan sarkmaları estetik olarak düzeltme şansımız var.

Beslenme alışkanlıkları ameliyat sonrası değişiyor mu?

Hastalarımızın ameliyat sonrası beslenme alışkanlıkları tamamen değişiyor. Ameliyat öncesi ve sonrası diyetisyenle ortak değerlendirmeler yapıyoruz. Her hasta için detaylı tetkikler sonrasında özel beslenme programları düzenliyoruz. Ameliyat sonrasında hastamızı sağlıkla taburcu ettikten sonra hazırladığımız programa göre beslenmelerini belirtiyoruz. Hastalar ilk 21 gün sıvı gıda alıyorlar, sonraki süreçte normal gıdalara kademeli olarak geçiyoruz. Zaman içinde hastalarımız normal her şeyi yiyebiliyorlar, ancak posiyonlar mide hacminin küçülmesi dolayısıyla küçülüyor. Bu ameliyatı olan hastalarımız açlık hormonu salgısının azalması nedeniyle açlık çekmeden zorlanmadan kilo verebilmektedir.

Mesela bir çok tedavi de öncelikle hastanın  iyileşme sürecini kabul edip istikrarlı olması gerekir denilir. Obezitede de durum böyle mi?  Ameliyatın etkisi ne zaman başlıyor?

Ameliyatın etkisi ertesi gün başlıyor aslında. Bu süreç hastanın vermesi gereken kiloya göre değişkenlik göstermekle birlikte tam sonuç alma süresi farklılıklar gösterir. Bizim hedefimiz hastayı sağlıklı şekilde ve istikrarlı bir biçimde zayıflatmaktır. Hastanın tüm bu süreçte elbette bir takım fedakarlıklar yapması gerekir, ameliyata destek olarak beslenme düzenine uymak ve düzenli spor gerekir. Hastaya ameliyat öncesi yaşayacağı herşeyle ilgili detaylı bilgi vererek ameliyatla birlikte ameliyat sonrası sürece hazırlamak da çok önemlidir.

Ameliyat sonrası hastalarınızda mutlaka tekrar görüşüyorsunuzdur. Neler değişiyor hayatlarında daha mı mutlular mesela? Ya da inanılmaz hissediyorlar mı?

Hastalar için çok şey değişiyor tabii ki. Ameliyatın hemen sonrasında düzenli olarak zayıflamaya başlayan hastaların gözlerindeki parıltıyı ilk kontrollerden itibaren farkediyoruz. Uzun yıllar kilolu olmanın verdiği sağlık problemleriyle mücadele eden, bedensel ve psikolojik olarak yıpranmış birinin uzun süredir görmediği kilolara ulaşması inanılmaz bir mutluluk veriyor. Aralıklı olarak kontrollere gelen ve her geldiğinde zayıflayan hastalarımız zamanla daha özgüvenli daha kendileriyle barışık hale geliyorlar. Belki yıllardır giymedikleri kıyafetleri giymeye başlıyorlar, belki toplumdan dışlanan aşırı kilolu hastalar tekrar aktif sosyal hayata dönüyorlar. Zamanla şeker veya tansiyon hastalığı olan kişiler ameliyat etkisini gösterdikçe bu hastalıklarından kurtuluyorlar. Bazen kilo nedeniyle rahat yürüyemeyen hareketleri kısıtlı hastalar desteksiz yürümeye spor yapmaya başlıyorlar. Kısacası bunlar gibi birçok örnek yaşıyoruz ve hastaların ortak noktası daha mutlu daha özgüvenli daha sağlıklı bri hayata kavuşuyorlar.

Obezite hastalarının ameliyattan sonra ömür boyu vitamin kullanmak gerekiyor mu?

Hastalarımız bir süre bazı vitamin ve ilaç desteklerine ihtiyaç duyuyorlar, Tüp mide ameliyatında kalıcı bir ilaç desteği söz konusu değil yaklaşık 3-6 ayda tüm destekleri kesiyoruz. Ancak gastrik By-Pass veya Duodenal switch gibi emilim bozukluğuna yol açan prosedür uygulanan hastalarda uzun süreli vitamin kullanımı gerekebiliyor.

Obezite ameliyatının riskleri var mı?  Obezite ameliyatı yapılmaz?

Her cerrahi işlem gibi obezite ameliyatının da riskleri var, ancak en büyük bilgi kirliliği aslında burda, çünkü risk aslında o kadar yüksek değil. Sağlık bakanlığının yayınladığı bir genelge var burda açıkca belirtilmiş kriterler var, bunlara istisnasız çok önem veriyoruz. Hastanemiz her türlü donanıma sahip, hastalarımızı başvurduğu andan itibaren oldukça ciddi şekilde değerlendirip hazırlıklarımızı yapıyoruz. Güncel tıbbi gelişmeleri yakından takip ederek en son teknoloji tıbbi sistem ve gereçleri kullanıyoruz . Tüm bunlara dikkat edildiği takdirde görülüyor ki obezite ameliyatlarında risk diğer sıradan ameliyatlardan asla yüksek değil.

Obezite ameliyatları kimlere yapılmaz?

  • 12 yaş altı beden gelişimini tamamlamamış çocuklar
  • 65 yaş üstü yetişkinler
  • İleri derecede akciğer problemi olan kişiler
  • Yapılacak işlemi anlayacak zihinsel ve ruhsal durumda olmayan
  • Ağır psikolojik rahatsızlığı olan
  • VKİ 35 altında olan
  • Yapılan konsültasyonlar sonucu Endokrinoloji, Göğüs hastalıkları, kardioloji ve anestezi bölümleri açısından ameliyata uygun olmayan
  • Kişilere bu ameliyatlar yapılmamalı.

Obezite ile savaşan hastalara son olarak söylemek istedikleriniz nelerdir?

Obezite Dünya Sağlık Örgütü tarafından çağımızın en büyük sağlık problemi olarak görülmektedir. Gerek kendisi gerek sebep olduğu diğer hastalıklar açısından toplum sağlığını ciddi şekilde tehdir etmektedir. Sağlıklı, mutlu ve özgüvenli bir gelecek için Obeziteye karşı mücadeleden vazgeçmemeli ve gereksiz korkularla ameliyattan çekinmemeliler.

Obezite Cerrahisi